Emülatör neydir? Bir emülatör sayesinde bilgisayarınız kendini playstation zannetmeye başlayabilir, symbian işletim sistemi game boy havasına bürünebilir, bi bakmışsınız öte yanda pspniz de arada sırada game boy advance olma yolunda… İşletim sistemlerini, bilgisayarınızın veya dijital aletinizin düşünme veya yaptığı işlemleri ve çalıştırdığı programları kavrama tarzı sayarsak, bu yolu, farklı yönlere çekebilen programlara verilen ortak isime de emülatör diyebiliriz.
Emülatörler, kullanılacağı ortamın çalışma prensiplerini bilmek zorunda ve bu prensipleri de, dönüştüreceği sistemin prensiplerine uygun olarak yönlendirecek tanımlamalar yapmak zorundadırlar.İnsan zekası ise, emülasyon işlemini önceden tanımlanmış değerlere ihtiyaç duymadan yapabilen, anlık girdilerle, çalışma sistemini ani olarak değiştirebilen ve yeni çalışma sistemini uzun vadede giderek geliştirebilen enteresan bir yeteneğe sahiptir. Emülatörler dünyasında sık sık karşılaştığımız, eski sürümün kullanıldıkça varlığı farkedilen sorunlarının giderilmesine yönelik yeni sürüm yükseltmeleri, insan beyni tarafından gene sorunlarla karşılaşıldıkça ama anlık olarak sık sık yapılır. Beyin biyolojik bir makinadır vesselam…
Mevcut pek çok zekasal yetenek tanımlarından birisi de şudur; “İlk kez karşılaşılan ya da ani olarak gelişen olaylara uyum sağlayabilme”. Kullandığımız diğer zihinsel yetenekler ile karşılaştırırsak beynimizin bu yeteneğine ne kadar sık gereksinim duyduğumuzu görürüz. Ani gelişen olayların yanı sıra geniş zamana yayılmış dönemlere de beyin uyum sağlar ve o dönemde ihtiyacımız olan çalışma sistemini bize verir. Çocukluk, ergenlik, okul hayatı, çalışma yaşamı, askerlik, orta yaş, yaşlılık… Hepsi kendine has iç dinamikleri bulunan ortamlardır ve beyin, sürekli kendisini geçilen yeni ortama göre iyileştirir, yeni bir çalışma yöntemine göre kendisini yeniden yapılandırır. Ancak bahsettiğim, beynimiz için tam anlamda bir emülasyon yeteneği değildir. Ortam sürekli değişmekte ve beyniminiz buna kapasitesi oranında uyum sağlamaktadır ama değişim sürekli “yeni” ye doğru olmaktadır. Yani tek yönlü bir değişim. Ancak ihtiyaç duyulduğunda, gelinen son halden, eski ortamların çalışma tarzına dönebilme yeteneğimiz için emülatör yetenek diyebiliriz.
İşte emülasyon sevenlerin, görsel cümbüşlü, sanal zevkin doruklarına çıkaran son model oyunların yanında hala zevkle Captain Commando oynayabilmelerinin sırrı beynin emülasyon yeteneğinde yatmaktadır… Beynin çalışma şekli, o oyunu en heyecanla oynadığımız yaşlara dönebildiği oranda oyundan keyif alma oranımız da yükselmektedir… Psp’de gba romları çalıştırırken, game boy satın alamadığımız ancak bir arkadaşımızdan ödünç alarak oynadığımız sınırlı zamanların zevki de beynimizde emüle olmakta ve o anda alınan keyif gene tavan yapmaktadır… Bu örnekler düşündükçe çoğaltılabilir, anca ben şimdilik bu kadarla yetineceğim… Bu kadar laf salatasından sonra;
Sağolasan emülasyon!!!
















Online NES (Nintendo Entertainment System) emulatoru olan VNES, 350 kadar oyunu sitede barındırıyor ve oyunları oynamak icin yapmanız gereken tek şey JAVA’nin son sürümünün yüklenmesini beklemek. Aynı fikirden yola çıkılarak online birçok emulatorun versyonları da yapilabilir, ilham verici ve sanırım şimdilik alanında tek. Eğer telif haklarıyla ilgili problem çıkmazsa az zamanda çok işler başarabilecek gibi gözüküyor.
Ülkemizde diğer pek çok çizgiroman gibi yayınlanmamış bir serinin arcade uyarlaması. Benim ilk kez gördüğüm 3 kişinin birarada oynayabildiği oyundu. Yıllarca tüm atari salonlarının rutin oyunlarındandı. Oyunun baş karakteri olmamasına rağmen “Moustapha”, oyunun hem en popüler karakteri hem de isim babasıydı. Hala aramızda oyundan mustafa olarak bahsederiz. I am bad! Mamba Jamba? 